Page 36 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 36

tarih çevresi

kullanımının artması, saraylı kadınların tahtırevana olan bağımlılıklarını zamanla azalttığını ve seyahatlerde
araba kullanımına yöneldiklerini göstermektedir.

       3. Geç Dönemde Arabanın Yeri

       Avrupa’da araba kullanımının Osmanlı Devleti’nden daha erken tarihlerde yaygınlık kazanmasının
başlıca nedeni, bu coğrafyada yol altyapısının daha düzenli ve işlevsel biçimde oluşturulmuş olmasıdır. Özellikle
ana arterlerin bakımının yapılması ve şehir içi yolların taş döşemelerle düzgün bir şekilde kaplanması, arabaların
tekerleklerinin cadde üzerinde rahatça hareket etmesini sağlamıştır. 15 Buna karşılık Osmanlı topraklarında,
yolların bozuk ve engebeli olması nedeniyle uzun süre boyunca atla seyahat daha elverişli bulunmuş; arabalar
ise yalnızca atlı ulaşımın yetersiz kaldığı durumlarda tercih edilmiştir. Nitekim bir arabanın taşıyabileceği yük
miktarı, tek bir atın taşıyabileceğinin yaklaşık üç katı kadardır. Ancak erken dönem Osmanlı yolları genellikle
dar ve virajlı bir yapıya sahip olduğundan, araba kullanımına pek elverişli olmamıştır. 19. yüzyılın ortalarına
gelindiğinde ise, Osmanlı Devleti’nde özellikle İstanbul başta olmak üzere kent içi ulaşımı kolaylaştırmak
amacıyla yeni yollar inşa edilmiş; mevcut sokaklar genişletilerek arabaların daha rahat ilerleyebileceği bir
ulaşım ağı oluşturulmuştur. 16

       4. Yük ve Top Arabaları

       Osmanlı Sarayı’nda ikamet eden kişilerin çeşitli ihtiyaçlarının dışarıdan temin edilerek içeriye
ulaştırılmasında kullanılan araçlara “yük arabası” adı verilmektedir. Bu arabalar, şehirde yaygın olarak kullanılan
diğer ulaşım araçlarından farklı olarak, sarayın belirli bölümlerine giriş iznine sahiptir. Bu ayrıcalığın temel
nedeni, özellikle saray mutfağında faaliyet gösteren büyük ocakların günlük olarak yüksek miktarda oduna
ihtiyaç duymasıdır. Odunların tek tek taşınmasının zahmetli oluşu nedeniyle, bu malzemeler saray dışından
yük arabalarına yerleştirilmekte ve doğrudan mutfağa ulaştırılmaktadır. 17 Yük arabaları, saray yerleşkesine
birinci avlunun ortasından geçen taş döşeli yolu kullanarak giriş yapmaktadır. Bu yapı, saray içi lojistiğin
düzenli ve işlevsel biçimde yürütülmesine olanak sağlamıştır. 18

       Yük arabaları, camus arabaları, sırık arabaları ve manda arabaları olmak üzere üç farklı türde
adlandırılmaktadır. Camus ve sırık arabaları öküzler tarafından çekilirken, manda arabaları mandalar tarafından
sürülmektedir. Anadolu şehirlerinde camus arabalarına “kağnı arabası” adı da verilmektedir. 19 Osmanlı ordusu
sefere çıkmadan önce, yolculuk esnasında ve konaklama yerlerinde ihtiyaç duyulabilecek tüm malzemeler
İstanbul’dan arabalara yüklenmektedir. Çeşitli yüklerle dolu bu arabalar, askerlerle birlikte hareket etmektedir.

15 Abdurrahman Şeref Efendi, Son Vak’anüvis Abdurrahman Şeref Efendi Tarihi, Mehmet Ali Ünal-Bayram Kodaman
(Haz.), TTK Yayınları, Ankara 1996, s. 106.
16 Tekeli-İlkin, a.g.e., s. 94.
17 Peçevi İbrahim Efendi, Peçevi Tarihi, C. 2, Bekir Sıtkı Baykal (haz.), Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1981, s. 113.
18 Salomon Schweigger, Sultanlar Kentine Yolculuk, S. Türkis Noyan (çev.), Kitap Yayınevi, İstanbul 2004, s. 71.
19 Gülgün Üçel Aybet, Avrupalı Seyyahların Gözünden Osmanlı Dünyası Ve İnsanları, İletişim Yayınları, İstanbul 2010,
s. 399.

                                                               35
   31   32   33   34   35   36   37   38   39   40   41