Page 17 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 17

tarih çevresi

      OSMANLI DEVLET’İNDE MATBAANIN GECİKMESİ, KÂĞIT
    ÜRETİMİ VE SANAYİLEŞME FIRSATLARININ KAÇIRILMASI

                                                                                           Sibel CENGİZ YILDIRIM1

1.GİRİŞ

    Ekonomik gelişme ve toplumsal dönüşüm süreçlerini belirleyen temel kurumsal
mekanizmalardan birisi, şüphesiz yeni teknolojilerin egemen yapılar tarafından kabulü ya da
reddidir. Teknolojik yeniliklerin benimsenmesi ekseriyetle kalkınma ve toplumsal refah artışı ile
gerçekleştirilirken, reddedilmesi veya geciktirilmesi kurumsal ve ekonomik durgunluğun temel
dinamiklerinden biri olarak ilişkilendirilmektedir (Coşgel vd., 2011: 1-2). Matbaanın kabulü; bilgi
üretimi, bilginin yayılımı ve beşeri sermayenin oluşumu arasındaki doğrusal ilişki nedeniyle,
modern ekonomik büyümenin başlangıcı açısından kritik bir eşik ve kurumsal bir dönüm noktası
olarak ele alınmaktadır. Nitekim Avrupa’da matbaa teknolojisi; okuryazarlık oranları, kitap üretimi
ve bilgi stoklarındaki kitlesel artışlar üzerinden hızla yaygınlaşmıştır (Coşgel, 2012). Buna karşılık,
Osmanlı Devleti gibi erken modern dönemin güçlü aktörlerinde matbaanın sistemli bir biçimde
kurumsal düzeyde geciktirilmesi veya engellenmesi, teknolojik gecikmenin ardında yatan çok
boyutlu kurumsal ve iktisadi nedenleri anlamamıza ışık tutmaktadır (Coşgel, 2011).

    Osmanlı Devleti'nde matbaanın kabulünün yüzyıllar boyunca ertelenmesi, yalnızca basit bir
arz-talep dengesi ya da teknik yetersizlikle açıklanamamaktadır. Yapılan ampirik çalışmalar; kitap
talebindeki artışa, okuryazarlık ve şehirleşme oranlarındaki yükselişe ve baskı teknolojisindeki
maliyet düşürücü iyileşmelere rağmen, matbaanın Arap harfli baskıda uzun süre sıkı kısıtlamalar
altında tutulduğunu vurgulamaktadır (Coşgel, 2012). Bu hassasiyetin temel nedeni, matbaanın
devletin meşruiyet ilişkileri ve vergi toplama kapasitesi üzerinde yaratacağı stratejik etkilerdir.
Siyasal iktisat perspektifinden bakıldığında yöneticilerin yeni bir teknolojiyi reddetme eğilimi, o
teknolojinin toplumsal üretimi artırma potansiyeli ile devlete vergi gücü sağlayan ideolojik
meşruiyet ağlarına vereceği zarar arasındaki hassas dengeye bağlıdır (Coşgel vd., 2012: 343-345).
Osmanlı örneğinde matbaa, kısa ve orta vadede iktisadi verimliliği artırma potansiyeline sahip olsa
da dini otoritelerin bilgi üretimi ve kutsal metinlerin aktarımı üzerindeki geleneksel tekelini
zayıflatma riskini taşımıştır. Bu durum, Padişahın rızaya dayalı gelir toplama kapasitesini doğrudan
tehdit eden bir egemenlik maliyeti olarak değerlendirilmiştir (Coşgel vd., 2012: 343-345).

    Erken modern dönem boyunca Osmanlı’da bilgi üretimi; esasen sözlü geleneğe dayalı,
emek-yoğun ve usta-çırak ya da hoca-talebe ilişkisinin merkezde yer aldığı icazet nizamı üzerinden
yürütülmüştür. Epistemolojik otoritenin yüz yüze etkileşime bağlı olduğu bu geleneksel yapı
karşısında matbaa; bilgiyi mekanize eden, kişisellikten çıkaran ve geniş kitlelere hızla ulaştıran
niteliğiyle mevcut sosyo-politik düzeni ve entelektüel hiyerarşiyi kökten sarsabilecek dönüşümcü
bir potansiyeli barındırmıştır (Coşgel vd., 2012: 343-345). Metne erişimin ucuzlaması beşeri
sermayeyi artırabilecekken, Arap harfli baskı üzerindeki ağır sınırlamalar bu pozitif dışsallıkların
gerçekleşmesini geciktirmiştir. 18. yüzyıla kadar Osmanlı Türkçesindeki basılı kitapların büyük

1 Prof. Dr. Ardahan Üniversitei, İ.İ.B.F, İktisat Bölümü

                                                          15
   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21   22