Page 15 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 15

tarih çevresi

dinamikler arasındaki gerilim, bürokratik verimlilik ile kapsayıcılık arasındaki denge ve evrensel
etik ilkelerle etnik-dinî siyaset iç içe geçişmiştir.

    Emniyet Sandığı, Osmanlı İmparatorluğu'nun on dokuzuncu yüzyılda yürüttüğü kurumsal
yenilik denemelerinin özgün ve incelemeye değer bir örneğini oluşturmaktadır. Kurum, İslam ahlak
felsefesinin ölçülülük ilkesini, modern kurumsal finans anlayışını ve Osmanlı devletçiliği geleneğini
bir arada bünyesinde barındıran melez bir model olarak karşımıza çıkmaktadır.

    Ölçülülük ilkesi açısından değerlendirildiğinde, Emniyet Sandığı bu ilkenin kurumsal tasarımda
nasıl somutlaşabileceğine dair ilham verici bir örnek sunmaktadır. Faiz hadlerinin makul sınırlar
içinde belirlenmesi, teminat koşullarının gerçekçi biçimde tasarlanması, geri ödeme takvimlerinin
üretim döngüsüne uyarlanması ve mevduat getirisinin cazip ama sürdürülebilir tutulması ölçülülük
ilkesinin getirileri arasındadır. Bütün bu tercihler, soyut bir ahlak ilkesinin somut ekonomik
politikaya dönüşümünü göstermektedir. Bu dönüşümün eksik yanları ve yetersizlikleri olmasına
karşın, Emniyet Sandıklarına yönelim açık ve anlamlı olmuştur.

    Ölçülülük ilkesi bağlamında değerlendirildiğinde, kurum birden fazla düzlemde aşırılıklardan
kaçınma çabasını somutlaştırmıştır. Tefecinin sömürüsü ile tam anlamıyla "gerçek dışı" kabul
edilebilecek faizsiz kredi arasındaki dengeyi korumak; devlet müdahalesi ile piyasa
mekanizmalarının birbirini dışladığı bir ikilem yerine her ikisini de kapsayan bir ara formül
geliştirmek ve kısa vadeli nakit ihtiyacı ile uzun vadeli sermaye birikimini uzlaştırmak bunların
başında gelmektedir.

    Bununla birlikte kurumun başarıları temelden sorgulanmamalı; sınırları da göz ardı
edilmemelidir. Bu sandık, var olan sistemi muhafaza eden bir araç olarak işlev görmüş; ancak esnaf
sınıfını niteliksel biçimde dönüştürmekten uzak kalmıştır. Belki de bu durum, bizzat ölçülülük
ilkesinin taşıdığı dinamizmin feda edilerek dengenin elde edilmesi çelişkisi olarak görülebilir.

    Günümüz perspektifinden bakıldığında, Emniyet Sandığı deneyimi küçük ölçekli işletmelere
yönelik tasarlanmış kapsayıcı finansman modellerine ilişkin kronik tartışmalar için hâlâ değerini
korumaktadır. Yüksek faizli tüketici kredilerinin ve kâr odaklı mikrofinans kurumlarının dönemin
eşdeğerleri olarak görülebildiği bu ortamda, aşırılıklar arasında denge kurmaya çalışan kurumsal
tasarımlar gibi tarihsel deneyimlerin sunduğu dersler özgün ve özgün ölçüde güncel bir anlam
taşımaktadır.

                                                                   13
   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20