Page 102 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 102

tarih çevresi

aydın olmasına rağmen Batı ülkelerinden verdiği örnekleri mutlak doğrular olarak değil,
incelenmesi gereken karşılaştırmalı vakalar olarak sunmuştur. Nitekim kadastro vergisini tartışırken
Fransa'da Colbert döneminin politikalarını incelemiş, ardından bu uygulamanın kökenlerini İslam
tarihindeki Halife Ömer dönemine ve eski Osmanlı devlet geleneklerine dayandırarak özgün bir
sentez oluşturmuştur.7

    Süleyman Sudi, asgari devlet müdahalesine ve uluslararası ticarette serbest piyasa (laissez-faire)
ilkelerine inanan bir liberaldi. İthalata dayalı Osmanlı ekonomisi için serbest ticaretin bir zorunluluk
olduğunu savunmuştur. Ancak onun bu eseri, yerli kurumların ve fiili işleyişin üzerine inşa edildiği
için serbest piyasa karşıtı olan muhafazakar Osmanlı aydınları tarafından da övgüyle karşılanmıştır.
Divan-ı Muhasebat üyesi Fehim Efendi, eserin modern maliye ilkelerinin İslam ve Osmanlı
geleneğinde yüzyıllardır zaten var olduğunu gösterdiğini belirterek maliyenin tamamen bir Avrupa
icadı olduğu yönündeki Eurocentric (Avrupa merkezci) iddiaları çürüttüğünü savunmuştur. Ahmed
Midhat Efendi, eseri İslam finans ilkeleri ile modern Avrupa teorilerinin harika bir sentezi olarak
görmüş ve bu kitabı, Osmanlı gerçekliğine uymayan yabancı teorileri körü körüne savunan diğer
ders kitaplarının yerine önermiştir. Mizancı Mehmed Murad Bey ise kamu maliyesinin Adam Smith
veya Colbert’den çok daha önce Doğu medeniyetinde gelişmiş köklü bir geleneğe sahip olduğunu
bu eser vasıtasıyla dile getirmiştir.8

    Sonuç olarak, XIX. yüzyıl sonlarında Osmanlı maliye düşüncesi iki farklı ana eğilim etrafında
şekillenmiştir. Hüseyin Kazım ve Portakal Mikael Paşa gibi isimler maliye ilmini genel ve evrensel
prensiplere dayanan bir bilgi alanı olarak görürken, Süleyman Sudi ile Mehmet Rakım-Mustafa Nail
ikilisi bu prensiplerin Osmanlı'nın tarihî, hukukî ve kurumsal özellikleri dikkate alınarak,
karşılaştırmalı bir yöntemle uygulanması gerektiğini savunmuşlardır. Böylece maliye literatürü,
teknik bir alan olmanın ötesine geçerek evrensel bilgi ile yerel tecrübe arasındaki dengenin arandığı,
iktisadın Osmanlılaşma sürecini gösteren önemli bir entelektüel zemin haline gelmiştir.

7 Süleyman Sudi, Defteri Muktesid, Cilt 1, s. 34, 37; 64.
8 Süleyman Sudi, Defteri Muktesid, Cilt 3, s. 117-119.

                                                           100
   97   98   99   100   101   102   103   104   105