Page 43 - Tarih Çevresi Dergisi
P. 43

tarih çevresi

              19. Yüzyıl Britanya’sında Osmanlı Objeleri:
                     Zevk ve Müze Pedagojisi Üzerine

                                                                                             Çiçek Doğruel Kalkavan*

       On dokuzuncu yüzyılın ilk yarısı, Britanya’da ticaret, üretim ve ekonomi dünyasındaki dönüşümlere
bir yanıt olarak tasarıma verilen önemin hızla arttığı; dünya piyasasında rekabet edebilmek amacıyla
sanayiyi desteklemeye yönelik olarak devlet nezdinde çeşitli adımların atıldığı bir dönem olmuştur. Bu
dönemde kurulan tasarım okulları ve bu okullardaki öğrencilerin eğitimine katkı sağlayacak bir
koleksiyonun oluşturulmaya başlanması, tasarımın kurumsallaşması yönünde atılmış önemli adımlar
arasında yer almıştır. Bugün Victoria and Albert Müzesi olarak tanıdığımız South Kensington Müzesi, bu
doğrultuda bir koleksiyon oluşturmuş; hem endüstri tasarımcılarının hem de genel halkın iyi tasarıma dair
anlayışını şekillendirmeyi amaçlamıştır. Bu koleksiyonun oluşmaya başladığı tarihten itibaren bünyesinde
yer alan Osmanlı objeleri de bu sürece katkı sağlamış ve ulusal ölçekte tasarım prensiplerinin
şekillenmesinde rol oynamıştır. Her ne kadar “Oryantal objeler” başlığı altında genellenerek adlandırılmış
olsa da, Osmanlı objelerinin bu süreçteki tanınması, çeşitli ekonomik ve politik koşullar nedeniyle İran ve
Hindistan gibi ülkelerin gerisinde kalmıştır. Osmanlı ürünleri ise bu dönemde daha çok tematik Şark odaları
ve Türk odaları gibi fenomenlerle anılmış; ancak dönemin pedagojik bağlamında bir referans olarak
değerlendirilmemiştir. Bu yazı, on dokuzuncu yüzyıl Britanyası’nda South Kensington Müzesi
çerçevesinde tasarım endüstrisi ve zevk anlayışının oluşumunu inceleyerek, bu süreçte Osmanlı objelerinin
rolünü ele almayı ve literatürdeki sınırlı değerlendirmelere katkı sunmayı amaçlamaktadır.

       On dokuzuncu yüzyıl Britanya bağlamı
       On dokuzuncu yüzyıl, küresel yapının önemli ölçüde yeniden şekillenmesine yol açan ve modern
dünyanın temellerini atan ciddi ekonomik, siyasal, kültürel ve teknolojik dönüşümlere sahne olmuştur. On
sekizinci yüzyılın sonlarında başlayan Sanayi Devrimi’nin devamı ve genişlemesi, üretim süreçlerini
geliştirmiş ve sanayi kapasitesini artırmıştır. Buhar makinesinin icadı, demiryolları ve buharlı gemiler gibi
ulaşımdaki teknolojik ilerlemeler, hareketliliği ve ticareti büyük ölçüde artırmıştır. Artan hareketlilik ve
küreselleşme yalnızca maddi kültürün dolaşımıyla sınırlı kalmamış, aynı zamanda ideolojilerin yayılımını
da kapsamıştır. Bu dönem, demokratik yönetimi ve serbest piyasa ekonomi politikalarını savunan
liberalizm; kapitalist sistemi eleştiren sosyalizm; ve ulusal çıkarların önceliğini vurgulayan milliyetçilik
gibi çeşitli ideolojilerin yükselişine tanıklık etmiştir.

* Koç Üniversitesi Arkeoloji Sanat Tarihi Bölümü Doktora adayı, https://orcid.org/0009-0000-3127-5881

                                                               42
   38   39   40   41   42   43   44   45   46   47   48